Ben geldim yine :)

Uzun zaman geçmiş buraya bakmayalı. Biraz değişiklikler oldu tabi. Kendimi bildiğim normal kiloma ulaşmak üzereyim az kaldı 😊 Farklı olarak bir önlisans bir de yüksek lisans programına başladım bu sene. İş yaşamında ise durumlar hala aynı değişen pek bir şey yok :/

Yeni hafta bakalım neler getirecek 😊

Yılmak yok…

Bozulan bir bedeni tekrar düzeltmek gerçekten zormuş. Hala uğraşıyorum. Ama beslenme problemini hala çözemedim. Tabi bir de çevresel faktörler var 😊 Konuşmamı da düzeltemedim hala dudak tembelliği var. Şu çevresel faktörlerden bir kurtulsam kurslara yazılacağım ama kurtulamıyoruz 😊 Hava değişikliği lazım bana ya 😊 Neyse bir süre daha idare edeceğiz artık ne yapalım.

Günün parçası olarak bunu seçtim 😊

Sınav da bitti :)

Sınav gününü de atlattık sonunda. Bakalım fazla çalışamadım ama bir şeyler karaladık sonuç ne olacak 😊 Ortam değiştirebilecek miyim? Pek sanmıyorum ama bekleyeceğiz.

İzinde bitti :)

İki haftalık iznin sonuna geldik. Biraz aklımı toparladım. Biraz spor, bir de sevdiğim bir arkadaşımla görüştüm. Ona bir sürpriz yapacaktım ama nasıl oldu anlamadım, onunla görüştükten sonra aklımda çıktı gitti. Bir daha ne zaman görüşebiliriz bilmiyorum. Keşke onunla her zaman görüşebilsek. Ama olmuyor işte, telefonda konuşmasını da ben beceremiyorum. Yazarak iletişimi seviyorum ben ama herkes de yazarak iletişimi tercih etmez. Ne yapalım olsun artık. 2-3 saat sonra yola çıkacağız bakalım. Pazartesi neler bekliyor beni bilmiyorum ama tahmin edebiliyorum 😊

Kafam çok karışık son 1-2 aydır. Kelimelere dökemiyorum düzgünce, en iyisi sevdiğim bir şarkı ile bitireyim. İyi geceler bu siteme ulaşanlara. İyi geceler sevgili arkadaşım, her şey için teşekkür ederim, dondurma için valla kusuruma bakma ya 😊

Mode on ;)

Buraya yazmayalı çok olmuş ya, geçen günlerin kısa bir özetini bırakayım bari 😊

Bir haftadır çok sıkıcı günler geçiriyorum. İnsanlar ne kadar garip. Birbirlerini çekemeyenler, laf taşıyanlar, kendi kafalarına göre kurgu yapanlar, yapmadığı bir şeyi yapmış gibi gösterenler, daha neyin ne olduğunu bilmeden, duyduğu bir şeyi bi tarafından anlayanlar. Sen onların açıklarını kapatmaya çalışsan da onlar sana hep saf, enayi gibi sıfatları yapıştıracaklar. Seni arkadaş, dost olarak görenlerden başka kimseye değmez. Arkadaş ve arkadaşmış gibi davrananları ayırt etme vakti gelmiş artık. Arkadaş arkadaşı sırtından vurmaz. İnsan önce kendini sorgulayabilmeli…

Mod değiştirme vakti gelmiş yine 😊

Edis de ne güzel şarkılar yapıyor, klipleri de eğlenceli 😊

İsyaaan

Ot ye süt iç, ot ye süt iç, hopla zıpla, yürü… Bozulan bir bedeni düzeltmek ne kadar zormuş. Ama gelişme var belim artık zorlamıyor, hareketlerimi kısıtlamıyor. Sol omzumu düzeltemedim hala o ayrı mesele, zamanla o da olacak 😊 Ama konuşmak, bilmiyorum ya ne konuşulur ki. Naber, iyi, senden naber.

Bugün biraz tembellik yaptım ama olsun telafi ederim. Günü Halil Sezai nin bir parçası ile kapatalım ama Ayda söylesin 😊

😎😎😎

Harici harddiskim bozuldu. İçindeki tüm verilerim uçtu gitti. Mp3 lerim, filmlerim, yazılarım, tezim, ders notlarım, resimlerim, programlarım, image dosyalarım, oyunlarım, e-kitaplarım filan… Üzüldüm ama o kadar da büyütmeye gerek yok. Geçmişe bir çizgi çekmiştik. Sıfırdan başlıyorduk zaten her şeye yeniden ama farklı bir şekilde 😊

90 günlük bir program yaptık bakalım. İlk günü bugün yarım yamalak tamamladık. Kaldı 89 gün, kesin tamamlayamam 😊 Zamanı kullanabilecek miyim göreceğiz. Ulaşım araçlarında roman tarzı kitaplar okuyabildiğim kadar artık, çalışır iken öğle arasında Kpss/Ales, akşamları bir buçuk saat kadar spor, spordan sonra dizi/film. Ne ara yemek yiyebileceğim onu düşünüyorum… Yoga da yapmak lazım bir kez daha sinir sıkışması yaşamak istemiyorum, bedenimi esnetmem lazım… Sigarayı da azaltmak lazım. Pöf çok şey yapmak lazım ya kim yapacak bunları :’(

Yoruldum…

“Hayallerin ne kadar büyük olursa, hayal kırıklığın da o kadar gürültülü olur”

Benim en büyük hayalim ne idi de, bu kadar hayal kırıklığı yaşadım her zaman? Hayalimden hiç bahsetmemek en iyisi. “Bu muydu hayalin” der ve gülerler 😊 Zaten bahsetmiştim sanırım 😊

Şimdi ise hayalimden çok çok uzağım artık. Gerçekleşmeyecek bir rüyadan ibaret oldu. Gerçeklese bile ben…. Ben… Ben yoruldum artık…

Derdim Çok…

Rüyanızda hiçbir çiçeğin kokusunu aldınız mı? Ben almıştım. Yok ya olmuyor, ben duygusal moda giremiyorum, neden bilmiyorum ama olmuyor işte. Aslında çok duygusal bir adamım ben ama işte girmek istemiyorum o moda. Sonra diyorlar vay şunu taklit ediyo, vay bunun gibi davranıyor. Sonra Murat abi ordan diyo “olm evlenmeyin” zaten nüfusuna da almıyor beni. Dedim o kadar “abi işim var hazır büyümüş çocuk işte daha ne istiyosun” diye ama yok illa da almam da almam. İyi o zaman ya almazsan alma bak nerden nereye geldik. Cumartesi bugün ya evde kaldım yine. Canım çok sıkılıyor, pazartesi gelse de işe gitsem en azından vakit geçiyor çalışarak.

Bugün Cumartesi evet evet cumartesi bugün. Tam duygusal moda bağlanacaktım bugün, birkaç güzel bir şeyler çıkarmak için ama olmadı işte yine saçmaladık. Arkadaşım masal yaz diyor, önce küçük küçük bir şeyler. 1, olmadı 2, olmadı 1000 tane, elbet yazarsın diyor. Aslında ben de malzeme çok ama kelimelere dökmek çok zor ya. Sonra bir dizi ya da bir film ya da bir kitap görüyorum “hay sizin ya, yine benden önce yapmışlar” diyorum olmuyor, yine tıkanıp kalıyoruz. Bugün de işte o günlerden biri, yine tıkanıp kaldık. Daha “A” demeden bitti. Aman boş ver ya ne yazacaksın ki, yazsan ne olacak sanki, bir şeyler mi değişecek. Neyse ya bugünde bir şekil bitecek, bir alıntı ile bitirelim en iyisi:

“Kaybetmekten korktuğumdan değil, yarışmaktan anlamam. Hem sevgi dediğin nasıl yarıştırılır ki? İlla bağıra çağıra haykırmak mı gerekir sevdiğini? Gösterişli hediyelerle ya da şaşalı cümlelerle süslemek mi gerekir sevgiyi? Ne gözlerine bakıp söyleyebilirim ne de pazarlayabilirim sevgimi.”