İzinliyim bugün :)

Evet yine ben 😊 Sınırlarımı biraz daha genişlettim. Gerçek kıyamet kopana kadar idare eder bu sınır beni 😊 Sonsuz+1 e kadar vaktim var artık. Kainatları yok etmekten de vazgeçtim. Malum emeğe saygı duyan birisiyim. İnsanlar birbirlerinin inançlarına saygı göstermeyi öğrenemez. Bu açık ve net. Kimse gerçek yaratıcısını görmek istemiyor. Tek bildikleri şey sadece savaşmak. Hesap vermeyi hiç kimse istemiyor. Anca Mehdi gelecek diyorlar. Valla ben Mehdi olsam gelmezdim 😊

2001 miydi neydi tam hatırlamıyorum Cuma’ya gitmiştim Melekler ile aynı anda “Amin” demiştik. 2006 da bir kez daha beraber “Amin” demiştik. Ardından da kainata bir mesaj yollamıştık. 13 yıldır mesaja cevap gelmedi. Mesaj da iade edilmedi. Şeytanı yakaladık bir ara, direkt diz çöktü. Deccal’i sorguya çekmiştim “Ben bir şey yapmadım “ dedi. Tanrılarda da sorun yok. Boş yere ruhumu Eightfold fırınından uyandırmışlar. Bi şu insanların kulaklarına ses vererek ya da düşüncelerine, rüyalarına müdahale eden ya da bir görüntü görmelerine neden olup cinnet geçirmelerini sağlayan varlık kaldı onu bulamadım. Doktorların işi o beni ilgilendirmez.

Neyse ben karışmıyorum artık, bunun hesabını nasıl verecek ise kendi düşünsün. Aldığım her nefesin borcunu ödemiştim daha önce de söylemiştim. Şimdi de bankaya borcum var onu ödemekle meşgulüm.

Nasıl olsa deliyim ya ben, anlamıyorum 🙂

Of ya, of pöf :/

İnsanın hareketlerini neden yaptığını açıklaması ne kadar sinir bozucu bir şey bi bilseniz. Neyse açıklamaya çalışayım. Malum insanlar ile istediğimiz gibi konuşamıyoruz, yanlış anlaşılmamak için tabi bunlar.

Bakalım nereden başlasam:

  • Yürür iken bazen dalıyorum uzaklara, o yüzden etraftaki çoğu kişiyi görmem. Aslında görürüm. Ama ne anlatacaksın, selam versen bir türlü vermesen bir türlü
  • Sağa sola yürürken bakarım mesela, aslında bu göz egzersizleri, hızlı okuma için. Malum fazla yapamıyorum, sebebine gelince: Ben Dragon Ball izlerdim, burada çok hızlı hareket ettiklerinden dolayı Ki ye odaklanırlar ama bi yandan da gözlerini oynatırlar. Filmin etkisinde kalmış demesinler diye göz egzersizlerini bıraktım. Aslına bakarsanız filmdeki göz oynatmaları, sadece çocuklarda maçı izliyor izlenimi yaratmak için. Çünkü Ki yi göz ile takip edemezsin.
  • Gelelim Telefonuma, telefonumda ben radyo dinliyorum. Normal analog radyo. Uygun bir şarkı arıyorum. Canımı sıkan bir şey duyduğum an frekansı değiştiriyorum. Sokakta beni görenler sanki farklı bir evrende bir yaşam belirtisi arıyor, sanıyor olabilir. Napalım filmin etkisinde kalan çok insan var :/
  • Arada bir çantalı oluyorum. İçinde spor malzemelerim var. Tabi bir de atlama ipi. Neyse hocam dedi burada bırakabilirsin diye bıraktım fazla ısrar etmedim. Malum iş yerinde cihazın içine koyunca içindekileri görüyorlar. Beni kendini asacak sanmış olabilirler. Ya manyak mısınız siz? Ben yaşamaya çalışıyorum.
  • Bazen olduğum yerde hareket ederim. Bunun sebebi de; ben hayatım boyunca hareket edemedim. Bedenimi kullanmasını öğrenmeye çalışıyorum. İstediğim gibi hareket ettiremiyorum. Benim hiçbir şeyden korkum yok ama bedenim sözümü dinlemiyor.
  • Giyimim bazen Matrix filmindeki gibi görünebilir. Merak etmeyin ben o filmden esinlenerek giyinmiyorum. Benim giyinme tarzım genelde öyle. Sırf o filmin etkisinde kaldı demesinler diye istemediğim şekillerde giyinmeye çalışıyorum. Gardrop hazırlayamadım kendime. Bir yapay zekaya bile yenilen biri benim nasıl favorim olabilir sizce 🙂
    Keanu Reeves’e sözüm yok, onu severim 🙂

Son olarak şunu da yazayım. İnsan olun sadece, art niyetli kim varsa benden uzak dursun. Bu bir tehdit filan değil, bu sadece kendi iyiliğiniz için olan bir söz.

Birbirinizin inançlarına saygı gösterin yeterli.

Yeniden başlasam mı :/

Tekrar baştan başlasam mı ki? Zor be… Hadi be Erkan bir kere daha toparla kendini. Bakalım biraz zorlayayım kendimi, bu sefer nasıl başlasam acaba?

Her insanın hayatta bir rolü vardır. Gerçekten insan olmuş insanların, hayatına müdahale etmemek gerekir. Bunun hesabını hiç bir varlık veremez. Yokluk da.

Canım sıkılıyor, yapacak bir şey bulmak lazım :/ Ne güzel çalışırken bir şeyler ile uğraşıyordum kendimi geliştiriyordum. Bi düzgünce oturmama müsade etseler çalışabilsem, fırsat verseler de kendi işlerimi bi yapabilsem.

Yok, bir tane arkadaşım bile yok maalesef… Bir insan, koca kainatlarda nasıl yalnız olabilir ya?

!!!

Kaç yıl ömrüm kaldı acaba merak ediyorum bu hapiste. Hayattan hiçbir beklentim yok, kalmadı. Ne güzel yalandan yaşıyorduk, bedenimi düzeltiyordum ve kaybettiğim yıllardaki eksiklerimi tamamlıyordum. Birkaç ay içerisinde her şeyin içine ettin, teşekkür ederim kaderim 🙂 Hiç başlamamış olan hayatım, yine başlamadan bitti.

Son bir kez daha ayağa kalkmak mı? Artık kalkmak istemiyorum. Ne de olsa her seferinde tekrar düşüyoruz.

Dünyanız da sizin olsun, cennetiniz de, cehenneminiz de… Yeter ki beni rahat bırakın…

Giden gider kalan sağlar bizimdir :)

Şimdiye kadar kimse hakkında kötü bir söz söylemedim. Düşmanlarımın dahi. Gerek dahi duymuyorum çünkü 🙂 Beni buna zorlayanların ise, sadece ne gördüysem o 🙂 Tabi hep yalnız kalan ben oluyorum o ayrı mesele. Onlar gibi olup etrafında yalandan insanlar olmasındansa hiç olmasın daha iyi.

Hatayı ben en başta yapıyorum zaten. İnsan olmak. Bir insana yalan söyleyerek yanında yalandan yere tutmanın ne anlamı var ki? Bana uymaz bunlar.

Her zaman ayna gibi olmak isterim ve öyle oldum, ne sözlü, ne yazılı, ne sanal, ne gerçek. Hepsinde öyle. Ben kendimi tanıyorum zaten oyunlara ihtiyacım yok 🙂

Her zaman dediğim gibi, seni tanımadan yargılayıp gidenlerin yolları açık olsun 🙂 Kalana git demem, gidene de kal demek isterim ama kalmayacağı için kal diyemem…

“Gerçek arkadaş, kendiniz olmanız için size sonsuz özgürlük veren kişidir. Özellikle de nasıl hissedeceğiniz konusunda. O anda şöyle ya da böyle hissediyor olmanızı sorun etmezler. Gerçek sevgi bu demektir, bir insanın kendisi olmasına izin vermek.” Ava Dellaira

Benim hiçbir beklentim yok kalmadı artık. Hayatta istediğim tek bir şey vardı. İmkansızdı ve başarmıştım sonunda ama olmadı, olmasına müsaade etmediler.

Sadece gün sayıyoruz belki düdük çalar da hileli hayat oyunu biter diye. Ne ölmek istiyorum ne de yaşamak. Çünkü hepsi benim için boş şeyler. Ölsen de aynı yaşasan da aynı 😊

Aman ha yazdıklarımdan intihar edecek fikirleri çıkmasın öyle saçma şeyler yapmam ben 😊Yaşar iken ölmeyi beceremediyseniz hiç, anlayamazsınız zaten. İçimizi döküyoruz şurada, anlayana ya da anlamak isteyenlere 😊 Zaten istediğim şeye ulaştığım halde haksızlık ve hile ile ona ulaşmam engellendiyse ben daha ne uğraşayım ki?

Hayatım boyunca kendime birçok şeyi ispatladım. Kaderi de test ettim, ölümü de, yokluğu da. Cehennemi de gördüm. Buna rağmen bile bile devam ettim. Ne hile yaptım ne de başka bir şey. Dürüstçe oynadım ben bu oyunu her zaman. Hep sıramı bekledim. Söz hakkı bana gelince tabi, nedense hep hile yaptılar bu oyunda. Benim sadece tek bir şansım vardı. Onu bile çok gördünüz ya söyleyecek hiçbir şeyim kalmadı 😊

Artık içimden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Hayalleri yıkıldığında işte böyle oluyor insan. Bildiklerimi unuttum, koşmayı unuttum,kendimi unuttum,her şeyi unuttum da bir yoktan var etmeyi unutamıyorum işte… İnsan olmak böyle bir şey.

Bir noktayı koyamadık şu sayfaya :/

Hiç beklemiyordum bugün, bir garip oldum. Nasıl oldu da çakmak elimden düşüp teeee yolun ortasına kadar gitti anlamadım :/ Almaya giderken merdivenden kayıp düşüyordum bir de :/ Düşseydim iyi olurdu aslında kendime gelirdim. Neyse gözlerime perdeyi çekmek lazım.

Bu arada yine para harcadık ama olsun be, biraz olsun kendimden uzaklaşıyorum ya yeter. Hep yapmak istediğim bir şeydi zaten😊

Dikkatimizi toplayalım :)

Nerede kalmıştık, bir kaç ay geriye dönelim. Basit bir sistem tasarlamaya çalışıyorduk, minimum maliyet ve herhangi bir muhtaçlık durumu olmadan süreklilik gösterebilecek, geliştirilebilir, kolay kullanıma sahip ve tek bir noktadan yönetilebilecek bir sistem.

Pöf zormuş be :/ Tekrar baştan başlamak gerekiyor. Mezun olmak yaramadı bana ya, boşluğa düştüm valla :/ Nasıl desem çok acayip bir durum, şuan aklıma hiç bir şey gelmiyor, ne biliyorum ne bilmiyorum her şey aklımdan uçtu gitti. Öyle bir durumdayım. Abooo ay forgat ingliş tuu. Neyse önce yazılımsal bilgilerimizi tekrar tazeleyelim. Geri kalan eksikleri tamamlarız yeniden 🙂 Yazılımı hallettikten sonra ingilizceyi de tazelemek lazım ama ingilizce konuşabileceğim kimse kalmadı. Ben diablo oynamaya tekrar mı başlasam ki acaba :/ Daha teknolojiyi de yakalayamadık ya pöf. Yapacak çok iş var çoook. Spor için de bir yer bulayım evde vakit bulamayacağım çünkü

İşimize bakalım :)

Şu aralar biraz dikkatim dağılıyor. Sigara yüzünden değil tabi. Sigarayı bir ara bırakırım. Ama ölçülü kullanacağım.

İnsanların ön yargılarından, başkasının hakkı olan bir şeye türlü türlü oyunlarla sahip olmalarından bıktım artık.

Yazılımcı moduna geçiyorduk tekrar dikkatimi toplamam lazım. Yapacak çok iş var çünkü. Boş işlerle uğraşmak istemiyorum artık.

Neyse bir hayat sınavını daha sağ salim atlattık 😊

Sigara Bırakma Volume 3 :)

Benim sorunum sigara değil, tiryaki hiç olmadım. Bende yaratmış olduğu alışkanlık var sadece. Çay/kahve içer iken yanında sigara yakmak, yemekten sonra bir sigara yakmak, yağmurlu bir günde pencereden dışarı bakar iken bir sigara yakmak gibi…

Bu kadar yıl kendime zarar verdiğim yeter artık. Olmayacak bir şey için kendimi yıprattığım. Kader ile de hesaplaştık. Aldığım her nefesin borcunu da ödemiştim zaten.

“İnsanların ‘beni çok sevecek birini arıyorum’ demesine aldanmayın. Temiz bir sevgiyle karşılaşınca hepsi kaçacak delik arıyor.” Bob Marley

“Bir gün, ansızın güzel bir kalple tanışırsın ve bütün yorgunlukların son bulur. İşte o zaman sevmekten asla korkma! Gerçek sevgi ile tanıştığında, diğerlerinin neden olmadığını anlayacaksın ve bütün karanlıkların aydınlığa dönecektir…”
Hasan Turgut ERDOĞAN